|
Yünlü kumaşların veya giysilerin ıslanınca çekme olayı biraz karışıktır,
çünkü nem ve ısı şartlan liflerin sadece boylarını değil çaplarını da
değiştirirler. Ham iplik, kot kumaşı olmak üzere dokunurken dayanıklılığını
arttırmak için tabii boylarındaki liflere bükümler, yani bir çeşit düğümler
ilave edilir. Kumaş ıslanınca yün lifleri şişerler. Liflerin bu genişlemesi
ipliklerdeki bükümler arasındaki açıya da tesir eder ve iplerin boylarının
kısalmasına neden olur.
Aslında kumaş ıslanınca lifler şiştiğinden boyunun az bir miktar uzaması
gerekir ama bükümlerin açılarındaki deformasyonun yarattığı çekme kuvveti
daha fazla olduğundan sonuçta kumaş boydan kısalır.
Kumaş yıkandıktan sonra kurutulduğunda şişmiş lifler eski durumlarına
gelirler. Ama kumaş ilk ölçülerine dönemez. Su, yüksek ısı, çalkalama ve
sabun -ki burada lifler arasında yağlayıcı görevi görür- hepsi birden
kumaşın çekmesini kolaylaştırırlar. Kumaş birkaç kere yıkandıktan sonra
ölçüleri dengeye ulaşır ve bundan sonra ne kadar yıkanırsa yıkansın boyca
kısalmaz.
Kumaşın çekme miktarı ipliklerin boyutlarına, miktarlarına, dokunma
şekillerine, kıvrımlarına ve kumaşın geçmişine bağlıdır. Bazen kumaşa giysi
olarak dikilmeden önce özel bir çekme işlemi uygulanır. Bu durumda kumaş
ilerde yüzde birden fazla çekmez.
Çarşıdan alınan kot pantolonların boylarından emin olmak için, paçaları
bastırılmadan önce sıcak, sabunlu suda kuvvetlice yıkanmaları, sonra soğuk
suyla durulanarak makinede kurutulmaları ve bu çevrimin üç kere tekrarı
tavsiye ediliyor.
  |