| Yazar |
Mesaj |
|
John Galliano
  

Mesaj: 56
Yer: İstanbul
Meslek: İlgili
|
|
Tarih:
2007-08-20 16:58:43 |
|
|
Tom Ford'la aynı olan yaşları ve mezun oldukları Parson School Of Design la dikkatimi ve ilgimi daha çok çeken kariyerine heniz daha Parson'da okurken el örgüsü kazaklarla başlayan modacı 1997 yılında moda devi Louis Vuittonda çalışmaya başlayarak yoluna devam etmiştir bunu yanında sahip olduğu kendi adını aşıyan markasınıda unutmammk gerekir bir de dipnot ekleyeyim bir dergi tarafından düzenlenn amerikanın en güçlü 50 gay insanları arasında yer aldığı de istatiski olarak tespit edilmiştir bide son olarak engün yorumlarıyla heidi klumm la project runway de yer almıştır
  |
|
aaysiin


Mesaj: 4
Yer: Ankara
Meslek: Öğrenci |
|
Tarih:
2010-07-22 17:10:40 |
# 11626 |
|
ingilizce birçok kaynaktan ve makaladen yaptığım araştırmalarr bu kadara kapsamlı bulamazsınızzz :))
marc jacobs, 9 nisan 1963’te new york’ta doğdu. amerikalı modacı, marc jacobs markasının ve marc by marc jacobs etiketli giysilerin tek tasarımcısıdır. marc jcobs bu iki başarılı moda markasının yanı sıra ünlü frabsız markası olan louis vuitton markasının da tasarım ekibinin başındadır.
jacobs yahudi-amerikan bir ailede new york’da dünyaya geldi. babası, jacobs henüz 7 yaşındayken öldü. annesi ise babasından sonra 3 defa haha evlendi. teaneck ve new jersey’de annesi, kız kardeşi ve küçük erkek kardeşiyle birlikte yaşadı ve teaneck lisesinde okudu daha sonra new york sanat ve tasarım lisesinde okudu ve buradan mezun oldu. jacobs, büyük annesiyle yaşamaya karar vermeden önce annesiyle ordan oraya sürüklendi. sorunlu ve güvensiz çocukluğu boyunca tasarımcının en büyük dayanağı olan olan büyük annesi hakkında “büyükannem harikaydı bana örgü örmeyi ve birsürü başka şeyi öğretti. onun için dünyadaki en büyük varlık benim, benimle gurur duyardı ve hep beni desteklerdi. büyük annem dışında ailemde hiçbir kimseyle böyle bir yakınlık yok , hiçbir zaman da olmadı.” diyor. 15 yaşında new york’da avant-garde (avangard) bir butik olan charivari’de tezgahtar olarak çalıştı. jacobs, oradaki işinden sonra new york’da the new york school adlı bir okulun sanat ve tasarım bölümüne girdi. parsons school of design okulundaki eğitimi boyunca jacobs 1984’te perry ellis gold thimble (ödülü)ve aynı yıl charser weinberg gold thimbe ödülünü ayrıca yılın dizayn Öğrencisi ödülünü kazandı.
hala parsons school of design’dayken jacobs el yapımı triko süveterler tasarladı ve sattı. parsons’daki eğitimi devam ederken, perry ellis’in başarısız intihar girişiminden sonra jacobs, perry ellis için tasarım yapmaya başladı. perry ellis için 1992’de “gurnge” (eski ve kirli görünen kıyafet modası) koleksiyonunu hazırlamasıyla moda eleştirmenlerinden kötü yorumlar alarak moda sahnesinde göze çarpan biri oldu ve 1 yıl sonra perry ellis’in işten çıkarılmasına neden oldu ve aynı yıl büyük annesini de kaybetti.
robert duffy’yle aynı kolejden mezun olan jacobs’ın duffy’yle ortaklığı hala devam ediyor. robert duffy’yle birlikte jacobs, bugün de çalışmalarına devam eden jacobs-duffy design şirketini kurdu. 1986 yılında onward kashiyama’nın desteğiyle jacobs, marc jacobs markası için yaratılan ilk koleksiyonunu tasarladı. 1987’de moda endüstrisinin övgüsünü alan en genç modacıydı. jacobs ve duffy,1989 yılında tristan russo’nun bayan koleksiyonu bölününe başkan ve başkan yardımcısı olarak katıldı.
1992 yılında concail of fasion designers of amerika (amerikanın moda tasarımı konseyi) jacobs’a yine yılın bayan dizaynırı Ünvanını verdi. 1994 yılında jacobs ilk erkek koleksiyonunu tanıttı. jacobs, 1997 yılında ünlü fransız markası louis vuitton için hazırgiyim koleksiyonu hazırlamaya başladı ve hala bu tasarımları yapmaya devam ediyor.
marc jacobs, parfümden çantaya birçok hizmeti kendi müşterilerine sunuyor. bayan koleksiyonunun yanı sıra erkek ve çocuk giyimiyle de ilgilenen jacobs, ileride adından sıkça söz ettireceğe benziyor. marc jacobs, marc by marc jacobs ve special items kolleksiyonlarıyla farklı kesimden birçok insanın beğenisine benzersiz tasarımlarını sunuyor. 2001 yılında marc by marc jacobs isimli markayı çıkardı ve o yıl ödüllerinin sayısı yılın bayan-erkek-aksesuar dizaynırı ödülleriyle 7’ye yükseldi. Ýlk çok markalı mağazasını 2004 ağustos ayında boston’un newbay sokağında ve mayıs 2005’te 3 yeni mağzasını los angeles’da açtı. 2007’nin ilkbaharında çocuk giyimi için little marc jacobs koleksiyonlarını hazırlamaya başladı. 2008 şubat ayında marc by marc jacobs boutique, başlıca chicago’nun buctown bölgesinde olmasıyla birçok şubesinde açıldı. paris, madrid, Ýstanbul ve atina şubelerinde marc by marc jacobs ürünleri satışa çıkarıldı. Þu anda dünya çapında 100’ün üstünde mağazası bulunan jacobs, uzakdoğuda da 30 şubesiyle hizmet veriyor.
marc jacobs ve robert duffy 60’a yakın hayır kurumuna yardımediyor ve birçok hayır projesinde yer alıyor.
kariyerinin ilk on yılında jacobs’ın başı alkol, uyuşturucu ve gece hayatıyla beladaydı ve bunu fark ettiğinde rehabilitasyon merkezinde tedaviye başladı. o zamanlarda yanında sadece robert duffy olan jacobs en yakın arkadaşı olan arkadaşının hayatındaki önemini her fırsatta belirtiyor.
dünyaca ünlü birçok moda ikonuna hizmet veren jacobs onlarla olan arkadaşlığıyla da adından sıkça bahs*ttiriyor.
2009 yılında out magazine’in amerikanın en güçlü 50 gay erkeği ve kadını listesinde 15. sırada yer aldı. jacobs, hayatı boyunca birçok aşk yaşadı ve bu aralar reklam müdürü lorenzo mortone ile nişanlı ve çift evlenmeye hazırlanıyor.
  |
|
aidadesign
  

Mesaj: 73
Yer: İstanbul
Meslek: İlgili |
|
Tarih:
2010-06-29 21:13:50 |
# 11605 |
|
her tasarımcının farklı bir çıkış noktası ve yaşamı vardır bazen bu tipte biyografilerden çok etkileniyor insanlar sonrada başka kişilerle bağdaştırmaya kalkıyorlar kimse kimseyi örnek alamaz ne yaşam tarzı olarak ne de mesleki anlamda bana göre almamalıdırda sonuçta yapılan işler,tasarımcı olarak kimliği mesleği önemlidir gerisi teferruat bence...
  |
|
hurlety
 

Mesaj: 17
Yer: Eskişehir
Meslek: |
|
Tarih:
2010-05-01 15:50:18 |
# 11565 |
|
forum başlığına bakarak yazılanları okumak bişeyler öğrenmek için girmiştim bende.malesef insanlar fikirlerini sunmayı tartışmaya girmeyi cok seviyor.forum amacı da her zaman olduğu gibi güme gidiyor.
  |
|
nondream
   

Mesaj: 199
Yer: İstanbul
Meslek: İlgili |
|
Tarih:
2009-06-16 06:25:16 |
# 9893 |
|
bende bir yumurta var sende bir yumurta var eger sen bana bir yumurta verirsen ben sana bir yumurta verirsem yine sende bir yumurta bende bir yumurta olur sende bir bilgi var bende bir bilgi var sayet sen bana bir bilgi ben sana bir bilgi verirsem sende iki bilgi bende iki bilgi olur
konfucyus
tartistiginiz konuyu herkez biliyor zaten yani kimseye faydasi yok kimin ne oldugundan cok kimin ne yaptigi onemlidir bu ise hevesli arkadaslarimiza yardimci olmak istiyorsak eger ve modacidan cok modayi tartisacaksak tartisilan insanlarin ne olduguna dair resimler degil ne yaptigi ile ilgili resimler konulup onun uzerinden tartisalim boylelikle herkezde iki bilgi olsun
kisilikleri tartisan kisiler magazin sayfalarina gitsin
  |
|
rejin
  

Mesaj: 82
Yer:
Meslek: |
|
Tarih:
2009-06-15 15:54:57 |
# 9889 |
|
yani sonuc olarak biz hicbirseyi savunmuyoruz, yeri geliyor karsisinda bile oluyoruz, ama basari ve emegi yok saymiyor, takdir ediyoruz. bence din dil irk cinsiyet ayrimi yapmadan , ortada olan islere baksak millet olarak cok ileriye gidecek bir birikime ve tarihe sahibiz vebu yuzden escinselligi tartismak gibi bir yorum getirilmesine de hayretle bakiyorum inanin ki...
  |
|
sharmila1
   

Mesaj: 147
Yer: Yurt dışı
Meslek: Sanat |
|
Tarih:
2009-06-15 15:51:30 |
# 9888 |
|
rad hourani de kanada li cilgin designer lardan biri unisex collectionu muthis blac black black...:-))) basarili olucagina inaniyorum...
  |
|
neslie
   

Mesaj: 106
Yer: Yurt dışı
Meslek: İlgili |
|
Tarih:
2009-06-15 13:40:34 |
# 9886 |
|
cok dogru ozetlemissin sharmila, ozellikle son cumlende bahsettigin bize sunulani elestirmek, tartismak meselesi cok onemli...kuzu gibi, onumuze getirilen herseyi ok deyip kabul etsek, otesini berisini hic merak etmesek o zaman o tasarimin, o emegin degerini de anlamamis oluruz. zaten her ne tasarimi olursa olsun bence onu yaratan insanlar mutlaka o yaratim surecinde ruhlarindan, kisiliklerinden, ozel tecrubelerinden yola cikarak hareket ederler ve sonucta ortaya cikan urun onlarin bu inspiration larinin yansimasi olur, degil mi?benim burada local olarak cok begendigim bir isim var, rad hourani, internet sitesini bir inceleyin derim, gercekten cok basarili. http://radhourani.com/
o da tasarimlarini androjen, cinsel kimliklerden siyrilmis ama modern cagin tarzi olarak tanimliyor ozetle..ozel hayati ile de bir iki sey biliyorum ama dedigimiz gibi kisisel hayata saygidan oturu burada bahsetmeyelim:)) sonra kavga ettigimiz falan saniliyor ki, aci bence...
  |
|
sharmila1
   

Mesaj: 147
Yer: Yurt dışı
Meslek: Sanat |
|
Tarih:
2009-06-15 11:08:52 |
# 9885 |
|
ben insanlarin cinsel yasamlarinin ve es tercihlerinin dini duygulari gibi kisi ve sectigi dunya ile kendi arasinda olduguna inaniyorum ve saygi duyarim. benim baska bir insanin dunyasin icine girmeye kurcalamaya, karistirmaya, elestirmeye hakkim olmadigini dusunuyorum.sadece merak ettigim konularda sorular sordugum cok olmustur dikkatli bir sekilde ama onyarginin ,elestirinin kisiye ozel privat konularda kirilmasi gerektigini dusunuyorum.
rejin sana katiliyorum sanirim dunyayi hem bayan hemde erkek gozuyle gorebiliyorlar bu yaraticiliklarini arttiriyor,verilen bazi isimler gibi cok unlu olmasada cok basarili gay arkadaslarim var mimarlikta,design ustune.
ben gercek gayleri ve gay gibi davrananlari ayirt edebiliyorum,beni cok ilgilendirmiyor bence onlar gercek gayler kadar basarili olamiyorlar gercekten ne istediklerini bilmedikleri veya ilk once bir sey olmayi beceremedikleri icin.
dunya bakisinin gelismesi acilmasimi denir yoksa ozel hayata saygi gosterilmesimi ? bence yapilan bize sunulani elestirmek tartismak onemli kisinin kendinden cok.
  |
|
neslie
   

Mesaj: 106
Yer: Yurt dışı
Meslek: İlgili |
|
Tarih:
2009-06-14 23:34:35 |
# 9879 |
|
escinsellikle ilgili tartisan falan yok, karsilikli fikir alisverisinde bulunuyoruz ve herkes medeni bir sekilde kendi fikrini savunuyor. specific olarak bu siteyi bilemem ama forumun sozluk anlamida budur sevgili aylamayla. eger onun konusulma yeri bu degil, bunun soylenme yeri su degil gibi cesitli kisitlamalarla hayati kendimize dar edeceksek zaten en iyisi kendimizi eve ve tum dunyaya kapatip oyle hicbir sey demeden, uretmeden yasayip gidelim! oyle mi? ben almiyim, tesekkurler!
  |
|
aylamayla
    

Mesaj: 302
Yer: Bursa
Meslek: Sanat |
|
Tarih:
2009-06-13 17:42:35 |
# 9863 |
|
bu konu bence cok fazla uzadi.burasi escinsellikle ilgili tartismanin yapilacagi yer degil!sitenin amaci zaten bu degil arkadaslar..
  |
|