| Yazar |
Mesaj |
|
erencexor@gmail.


Mesaj:
Yer: -
Meslek: -
|
|
Tarih:
2006-12-07 09:27:22 |
|
|
herkesin bir hikayesi var ! :D
benim hikayem ise bu sektör ile ben
kısaca kendimi ne mektepli görebildim
nede alaylı diye bildim .
şu ana kadar yazdığım yazıların bir kısmını anlayanlar olabilir
en iyisi ben benim hikayemi en baştan anlatayım da her şey daha net bir şekilde ortaya çıksın ve bu sayede
bir çok yanlış anlaşılma ortadan kalkar . her şeyden önce adım
eren şu an 27 yaşındayım
bazen hayat insana öyle bir oyunlar oynuyor ki düz yolda yolunu şaşırmak misali garip ama gerçek
benim sektörel hikayem
10 yıl kadar önce tekstil meslek lisesinde başlıyor . o sıralar tüm dersleri çok iyi bir öğrenciyken teknik liseye geçme olanağım olmuştu
1994 yılında kredili sistem yarım yamalak bir şekilde okullarda okutulmaya çalışıldığı bir dönemdi.
kredili sistemin amacı öğrencinin
zayıf derslerinin eğitim süresi içerisinde tekrar alınıp sınavlara girilmesi yani öğrenci hiç bir dersten
geçer not alamazsa mezun olamaması gibi saçma sapan bir sistemin pilot
okul anlamında kobay olmamızla başladı. bu arada mevzuata göre
teknik sınıflar 5yıl olarak tamamlanırsa yani ( 3 yıl meslek + 2 yıllık MYO ) anlamıda mesleki teknik lise mezunu olunup MYO mezunu öğrencilerle aynı ünvanı alma durumu
vardı. yani 5yıl lise okumak gerekiyordu. bu sistem doğru uygulanırsa öğrenci için gerçekten bulunmaz bir nimetti fakat
hayat herkese adil davranmıyor .
ne olduysa lise 2. sınıfta geçirdiğim
bir sağlık sorunu ardından KEMO-TERAPİ tedavi yüzünden eğitimime ara vermek durumunda kaldım. onca dersim iyi olduğu halde hastane den kağıt getirseniz bile belli bir süreden fazla derse girmediğiniz için o derslerden devamsızlık yüzünde kalıyorsunuz . tekrar eski sağlığıma kavuştuğumda okuluma geri döndüm
fakat kredili sistem olduğu için dersleriniz zayıf olsada 1 üst sınıfa otomatik olarak geçiyorsunuz ! ki
bu arada ders notunuz ne olursa olsun devamsızlıktan en iyi dersinizden bile kalıyorsunuz . ve tekrar derse girmeniz gerekiyor . kısacası,
bir dünya saçmalık üzerine saçmalık . ve 5 yılla geldiğimde anladımki okuldan mezun olamayacaktım normalde 4 yıllık teknik okuyanlar bile 3 sınıftan sonra teknik meslek lisesi bırakıp meslek lise si diploması alınabileceğini öğrendim
sonra eksik olan derslerimi
açık öğretimden vermeye karar verdim
ama eğitim sistemimiz
diyor ki sen eğer meslek liseliysen
meslek lisesini bittirebilirsin
çünkü ( meslek liseleri ile İHL lerinin meslek lisesi statüsünde oluşu yüzünden :: açık (düz) liseye de 1 yılda verebileceğim dersleri veremiyordum. ! tek sunulan çözüm
mesleki açık öğretim olarak
ders notlarım iyi olsada
sağlık nedeniyle tedavi olduğum için
devamsızlıktan kaldığım için -0-
bu yüzden lise mezunu olmak için 3 yıl daha okumak gerekiyor . yani sizin anlayacağınız lise mezunu olmak için
5+3 yani 8 yıllı gidit !
tabi yaşın ilerlemesi ve bir erkek olarak sorumluluklarım gereği bir işe girmem gerekiyordu. fakat askerlik zamanımın gelmiş olması bana engel olduğu için askerliğe biran önce gidip gelmek istediğim . askerlik muayenesinde ameliyat izini gören doktor oradan askeri hastaneye .sevk etti askeri hastane ise benim askerliğe elverişsiz olduğumu söyledi
dahası mevcut durumum sayesinde engelli statüsüne geçebileceğim söylenildi.
şimdi engelli denince insanın aklına ilk gelen şey yürüme engelli biri geliyor. en başlarda sahip olacağım hakları kullanmak istemdim çünkü
bence ben çok salıklı biriyim diyordum
kendime sonra konu ile ilgili bilgi aldığım dernekler bana sunu söyledi
en basitinden bir şeker hastası bile
engelli statüsünde çünkü devamlı belli bir performansta çalışamazlar
kişinin geçirmiş olduğu ciddi rahatsızlığa belli %ler veriliyor
bunun size sağlayacağı olay şuydu
50+1 yani 50 kişinin çalıştığı iş yerlerine direk olarak çalışmaya başlamanızı kolaylaştırıyordu. fakat
hiç bir şey düşünüldüğü gibi değil
o sıralar tekstil alt yapımın olması
sayesinde tekstilde ilerlemeye karar verdim . ama gel görki ülkemizde
yaşanılan çifte standardı görmeye başladım. örneğin 6 yıldır sayısız firmada 50+1 olarak çalıştım.
o kadar çok tecrübem oldu ki
size söyle anlatayım
her yıl gerçektende tekstil teknolojisi ve makineleri çok hızlı bir şekilde değişiyor
ama değişmeyen tek bir şey var ki
insan faktörü gerçeği
her şey değişir ama bazı şeyler asla
maalesef iş dünyasındaki insan karakterleri böyle işte
sonuç olarak bu kimlikle değil de
profesyonel anlamda bu piyasada var olmak gerekiyor yoksa
50+1 olarak girdiğiniz iş yerinde
herkes asgari ücret gösterilir fakat
tek asgari ücret alan sizsiniz dır.
bilginiz ve tecrübelerinizi kullanamıyorsanız orada hiç bir zaman var olamazsınız sonuç olarak
son 3 yıldır. kişisel gelişim anlamında tiyatro stilistlik modelistlik resim kursu belgeleri aldım . elimde belgelerim var fakat
lise mezunu gözükmediğim için
olacak işler bile olmuyor
neyse 3 yıl sonra kısmetse
bir eğitmen olmak var.
içimda biraz kızgınlık olsada
mevcut (eksilerin üzerini düzgün bir şekilde çizgi çekilirse her birinin
artı olacağını biliyorum :)
(-) olur (+) :)
hiç bir zaman ümidimi yitirmedim
fakat ümitsizleğe düşmediğim zamanlarda olmadı değil. neyse
bunlar buz dağının görünen yüzü
:) saygılarımla
Eren
SİL
|
|
zynp
   

Mesaj: 149
Yer: İstanbul
Meslek: İlgili |
|
Tarih:
2006-12-17 21:20:52 |
# 3685 |
|
Hayatta ya tozu dumana katarsın ya da tozu dumanı yutarsın!
Her Şey Seninle Başlar!
çok sevdim bu cümleyi paylaşmak istedim.Mümin Sekman'ın Herşey seninle başlar adlı kitabını eğer okumadıysanız mutlaka okuyun.Kişisel gelişim kitaplarından hoşlanıyorsanız bu kitabı mutlaka beğeniceksiniz!
  |
|
hulyasamer
  

Mesaj: 86
Yer: İstanbul
Meslek: Eğitim |
|
Tarih:
2006-12-16 22:57:18 |
# 3678 |
|
Eren, seni azminden dolayı kutluyorum.....
  |
|
Erencexor
    

Mesaj: 745
Yer: İstanbul
Meslek: Diğer |
|
Tarih:
2006-12-13 10:08:13 |
# 3648 |
|
"gelen maillara cevaben "
şu an kadar yazılarımda çok duygusal bildirim yaptığımı söyleyenler oldu
haklılarda her nekadar profesyonel olsak veya gözüksekte sonuç olarak insanız ve bazı zafiyetlerimiz var kimileri yaşadıkları sorunları içine atar kimileri dışarı vurur kimileride sanki hiç bir şey olmamış gibi davranır.zaten sanat tarihi ve türleri okuyanlar bilirlerki sanatta dışa vurumculuk akımı diye ana bir tanım altında bir sürü sanatsal ve akademik
tarz şekilleri vardır. yani burası
ben profesyonelim veya ben profeyonelistm demek ben aynaya bakıpta ben yalancıyım demek gibi bir şey herşeyden önce insan kendine karşı dürüst olmalı, tiyatro eğitim aldığım sıralarda sorduğum bir soru vardır
oyanmakmı yaşamakmı diye
bu inanmakmı kandırmakmı gibi bir şey
ama gerçek şuki oyuncuda izleyicide sensin, seyirciyi kandırısan kendini kandırırsın. kendine inanırsan onlarıda inandırırsın yeterki niyetinde samimi ol gerisi zaten bir şekilde geliyor. :)
bunu yazdım çünkü ben bu sektöre girerken her şeyden önce en çok kazandıran sektör bu mu diye sorarak ben bu işe atılmadım. bir çok tecrübem oldu gereğinden fazla kişi tanıdım.
ve sonuç olarak biliyorumki düşüncem ne olursa olsun meslek ahlakına göre davrandığım müddetce istenilen işi istenilen kalitede yaparak sunarsam
sorunsuz işime devam ederim yani ben burada aklıma geleni yazıyorum diye
iş sektöründe insanın adı çıkınca 9 a inmez 8 e diye bir şey yok
özel iş yerleri sadece sizin yaptığınız işin kalitesine bakar sonuç olarak kendi adıma bir markam vs. olmadığı müddetce sorun olmaz
ama ileride büyürde yaw neler nele yazmısım dersem ( keşke desem ) en azında bundan 5 - 10 yıl önce söyle söyleyen adam bu gün burada bunları yapıyor derlermi demezlermi bilemem
benim hakımda 1. dereceden arkadaşlarım ve dostlarımın düşünceleri beni ilgilendirirki
" sizi zaten iyi tanıyanlar bilir "
yani ben buraya başımdan şunlar geçit
arabesk yap iş yerlerinin ilgisini çek
kendin için artı değerler oluştur diyen maillar geldi.
ama yok böyle bir şey
böyle bir amacım yok .
sonuç olarak piyasada müşterilerim belli yapılacak işler bellidir yani
bu arada maillarda psikolojik sorunmlarım olduğunu söyleyenler olmadıda değil .
bu forum benim için bir paylaşım ortamıdır. eğer beni öyle görüyorsanız
bende söyle bir cevap vereyim
burada biz grup terapi yapıyoruz
yaşadığımı olumsuz olayları birbirimize anlatarak yaşanabilecek sorunlarımızı paylaşarak yaşaılan olumsuzlukların izlerini azaltıyoruz da diyebilirim sonuç olarak hepimiz aynı şeyden bahsediyoruz yani burada ben diye bir şey yok sektöre girmiş bir dönem bir çok olumsuzluk yaşamış birinin yaşadığı deneyimleri üzüntüleri sevinçler vs. vs. şeyler var yani onun dışındada zaten bir şey yok . meyve veren ağacın taşlanması misali bir durumdan başka bir şey yok gibi :) tabi ben ağaç değilim yani :D
  |
|
stylelife


Mesaj: 9
Yer: İstanbul
Meslek: İlgili |
|
Tarih:
2006-12-11 02:56:34 |
# 3639 |
|
çocukların çoğu çamurla oynamayı sever!ona anlamlı yada anlamsız şekil vermek hoşlarına gider.kimi büyüdükce vazgeçer bu oyundan kimiyse bizamanlar oyun diye uğraştığı şeyi meslek haline getirir! meslek olarak seçerkende çamura şekil vermek için neyi nekadar kullanması gerektiğini vahiy olarak ona inmesini beklemez!verdiği şekli sanat diye sergileyebilmek için,bunun eğitimini alır.kendine ve yaptığı işe saygısından ötürü!ve başlar o çamur oyununu profösyenelce oynamaya!!tabi bunun için zamana ve tutkulu bi aşka ihtiyacı vardır.. eğer yaptığı işi sadece ticaret amaçlı yapmıyosa,işine karşı bi sevi duyuyasa çamura şekil vermeye başlamadan önce hangi toprak uygun hangisi uygun değil bunu ayırdetmeyi öğrenir!!bana kalırsa insan önce ne yapmak istediğini kendiyle paylaşmalı.eğer kendine aykırı hareket ediyosa ne başarılı olabilir nede ortaya şaheserlerde çıkarsa mutlu olabilir!!!
  |
|
Erencexor
    

Mesaj: 745
Yer: İstanbul
Meslek: Diğer |
|
Tarih:
2006-12-09 17:40:16 |
# 3628 |
|
geçmişe bakınca söyle bir hata yaptımı anlıyorum aslında hata sayılmaz bu işi daha iyi kayramamı sağlayan bir olay
50+1 olarak bir yere balıklama dalınca yani tasarımcısı ve tasarım yardımcısı olan bir yere giderseniz eğer tabiki size dolu olan iş posizyonunu değilde , nedende kesim hanede meto etiket basmak veya pastal atmak gibi en başta
gereksiz vazifeler veriyorlar gibi gelir ama şaka maka bir yana kesimhanede bile tek başına bir evren gibi onunda kendi içerisinde bir çalışma düzeni varki.
ister inanın ister inanmayın
bir kumaşın önü ile arkasını ayırt edemeyen biriler nasıl oluyorsa,
oluyor işte.
"allahın işi bu akıl sır ermez misali" tasarımcı olupta etrafta dollaşıyorlar dedirtiyor. yani
bir keresinde hiç unutmam
meto etiketi bastığım bir yere
tasarımcı yardımcısı arıyorlardı
bende oradaki tasarımcıya çıkıpta ben
bu işi yapmak istiyorum dediğimde
ciddi ve sert bir ifade ile
modellerimi çalarsın lafını
ardından bunun bir şaka olduğunu sandım ama 1 hafta sonra gazeteye ilan verilip yeni yardımcı geldiğinde bunun
şaka olmadığını iyice anladım .
ama o iş yerinde istifa etmeden önce
kesim hanedeki bir modellin kesimini kalıplarında bir modeli alıpta. o tasarımcının önüne atıp
" modelinizi çalmak istesem ruhunuz bile duymaz demiştim " yaşanılan kötü bir tecrübe ama bu bir şekilde yaşandı.
  |
|
stylelıfe


Mesaj: 2
Yer: İstanbul
Meslek: İlgili |
|
Tarih:
2006-12-08 23:11:14 |
# 3625 |
|
adım arzu 28yaşındayım benim hikayem 6yıl öncesine dayanıyo.. tekstilin t-sini bilmiyoken kendimi içinde buldum!kendi kıyafetlerimi tasarlamak dışında bi bilgim yoktu..ama ne hikmetse hem aile hem arkadaş çevrem alabilğine içindeydi.bi kot firmasıda tasarım yapan bi arkadaşım kendimi geliştirmem konusunda beni ikna etmeyi başardı!ikna etme diyorum ne kadar sempati duysamda bişeyler ortaya çıkarmaya karşı yinede bi uzak durma isteği vardı.ben tasarımdan önce modelistlik dersi almak istiyodum.bana göre zaten tasarlıyodum!!neyse modelistlik dersi alıp nasıl imalat veririm diye düşünmeden kalkıp bi firmaya modelist olarak başladım.kalıp tamamda kumaşlardan bi haber ben orda 1.5 ay çalıştım.ordaki işimin sonlanması açıkcası kamçılamıştı beni eksiktim!evet deneyimim olmadan denimde modelistlik yapmıştım ama özgüvenimi şimdi acemilik diye adlandırıyorum!apar topar tasarım derslerine başladım.bu esnada o 1.5 aylık tecrübeyle başka bi firmaya girdim.orda 3 yıl kadar çalıştım bu süre zarfında soğuk baktığım bu işi öyle sevmeye başlamıştımki en başında yapmam gerekenlere geç kaldığımı bile düşünüyodum.derslerde öğrendiklerimle bana ait olanları birleştirdiğimde ortaya güzel şeyler çıkmaya başlamıştı.şimdi ise aynı yolda devam etmeye çalışıyorum.her gün biraz daha severek hergün biraz daha sindirerek!insanların üzerinde kendi çizgilerimi görmek kadar bana haz veren bişey yok!işimi seviyorum ve buda kendimi her geçen gün geliştirmeme yardımcı oluyo.şimdiyse daha geniş anlamda çalışmak için kendi tasarım büromu açmaya çalışıyorum..tasarımın resim çizmekten ayrılması gerektiğini savunurken geçmişteki benide yargılıyorum!!!benim hikayem şimdilik böyle devam ediyo zaman ne kazandırır ne kaybettirir bilmiyorum!
  |
|
zynp
   

Mesaj: 149
Yer: İstanbul
Meslek: İlgili |
|
Tarih:
2006-12-08 23:08:47 |
# 3624 |
|
ülkemizde eğitim sisteminin çarpıklığı malum hal böyle olunca bir sürü hikaye çıkıyor karşımıza.13-14 yaşında bir karar veriyosunuz ve bu karar bütün hayatınızı şekillendiriyo başarabilenler kurtuluyo başaramayanlar hayat boyu aslında ait olmadığı bir mesleği yapmak zorunda kalıyo.Bende eğitim sisteminin bütün dayatmalarına rağmen istediğim işi yapıyorum şu anda.Bi kitapta okumuştum -rağmen-kelimesi insana herzaman iyi şeyler kazandırır.Mesela ;Eren sende herşeye rağmen istediğin yerdesin.Aslında hikayenin en önemli kısmıda burası değilmi?:)
  |
|
Erencexor
    

Mesaj: 745
Yer: İstanbul
Meslek: Diğer |
|
Tarih:
2006-12-08 21:22:12 |
# 3621 |
|
en azında ben benim başımda geçenleri anlattım , niye sektöre kızmakta haklı olduğumu ifade ettim . tabi öfkeli olabilirim ayrıyetten bu işi o kadar çok seviyorumki nasıl anlatayım işte hem sevmek hemde nefret etmek,
işte buna tutku diyorlar aşk gibi bir şey yani ! :)
peki bu arada sizin nedenleriniz ne
en azından , komik bir ifadeyle
cep telefonuma vahi geldi diyen bu sektörde çalışan tipler bile oldu
bu sektörde ,
peki sizin hikayeniz ne !?
  |
|