|
||||
|
Güneşli ve yoğun bir haftaydı geride kalan. Tam vaktinde orada olabilmek
için bir şovdan diğerine koşturuyorum. ( Ama zaten hiç biri tam vaktinde başlamıyor.
) Bu soğuk kış gününüe rağmen şehri ısıtan güneş, koşuşturmacamızı daha
keyifli hale getiriyor. |
|
|||
![]() |
||||
![]() |
||||
|
Bu sezon gerçekleşen şovlardan hangilerinin en çok konuşulduğuna değinirsek,
zannederim Louise Goldin, Christopher Kane, Jeager, Giles Decon ve Vivienne
Westwood’u ilk sıralara yerleştirmek mümkün. Ve tabi farklı tarzı ile son
dönemlerde dikkat çeken Gareth Pugh’u atlamamak gerekir. London Paper moda
yazarı Carrie Gorman’nın tasarımcı ile ilgili yaptiği yorumun en çok
dikkatimi çekenlerden biri olduğunu itiraf etmeliyim. Yazara göre eğer
Gareth bizi gerçekten şok etmek isteseydi, sadece yapması gereken çiçek
printli romantik elbiselerdi. Bu herkesi onun kendi tarzından daha çok
dehşet içinde bırakacaktı. Çünkü tasarımcı kendi özel tarzı ile çok farklı,
özel bir vizyona ve estetik anlayışına sahipti. |
Ve iki özel isim var yine bu sezon şovlarını en ön sıradan keyifle
izlediğim, iki özel insan ve çok özel şeyler başaran. Bora Aksu ve Mustafa Aslantürk bizi Londra Moda Haftası’nda temsil eden iki yetenek. Onbirinci sezonu ile moda haftasında yer alan Central Saint Martins mezunu tasarımcı Bora Aksu, bu koleksiyonunu bit pazarında bulmuş olduğu birbirinden ilgisiz üç objenin şekillendirdiğini belirtiyor. Bu üç objenin; güllerle ilgili bir kitap, bir kazak ve deri çantanın tasarımcıda yarattığı etkilerin 1970’li yılların coture tarzıyla birleşmesiyle koleksiyon son şeklini alıyor.Gül çizimlerinin bulunduğu bu kitaptaki renklerin solmuş ve tozlanmış tonları koleksiyona renklerini veriyor. Soluk gri ve pembelerin, hakilerin ağırlıklı olduğu koleksiyon ulaslararası alıcıların ve moda yazarlarının beğenisine sunuluyor. |
|||
![]() |
||||
![]() |
||||
![]() |
||||
|
Aslantürk ise bir önceki sezondan çok daha başarılı bulduğum koleksiyonuyla
sadece benim degil herkesin dikkatini çekmiş görünüyor. Özellikle kadın
vucudunun detay ve kıvrımlarını vurgulamaktan hoşlanan tasarımcı bunu kendi
tarzıyla, kumaşlara ve kesimlere farklı formlar vererek yansıtıyor. Bu
formlandırmada en çok etkili olan tasarımcının daha önce aldığı mimari
eğitim diyebiliriz. Bu koleksiyonunda da mimarinin etkisiyle çatıları ve
koruyucu özelliğini irdelemiş tasarımcı. İpekli narin kumaşlari PVC ile
kaplayarak çatıların mimarideki koruyucu yanını, kadin bedenininde
formlanmasını da estetik boyutunu vurgulayarak hatırlatmış. |
Sadece tasarımcıların şovlarıyla sınırlandırmak doğru olmaz sanırım
geçtiğimiz haftayi. Yoğun yaşanan günün ardından deli dolu yaşanan
partilerden de bahsetmek istiyorum biraz. Bu sezon da bir önceki sezonda
olduğu gibi moda dünyasını, tasarımcıları, basını ve İngiliz Moda
Konseyi’nin konuklarını bir araya getiren Uluslararasi LFW Parti
Shoreditch’te Beach Blanket Babylon’da gerçekleşti. Eğlenceli, uzun bir
gecenin ardından konuklar ertesi akşam, Sevgililer gününde Mulbery’nin New
Bond Caddesi’ndeki mağazasında, The Guardian’nın moda editörü Hadley
Freeman’nın The Meaning of Sunglasses adlı yeni kitabını kutlamak için
tekrar bir araya geldiler.Gecenin ünlü yüzleri arasında model Erin O’connor,
Rod Stewart’ın kızı Kimberley Stewart, Lily Allen ve İngiliz tv sunucusu
Alexa Chung’ da yer alıyordu. SEVDA MUTLU MODATURKIYE.COM / LONDRA Fotoğraflar: MARTA DRACZYNSKA |
|||
Yorum Yaz Tüm Yorumları Oku0 Yorum -