İzmir Ekonomi Üniversitesi Moda Tasarımı Bölümü, Haziran ayında gerçekleştirdiği defile ile 5.kuşak mezunlarını verdi. Defile kapsamında 110 kıyafetten oluşan 22 koleksiyon, iş ve tasarım dünyasının profesyonelleri ve kamuoyuna sunuldu. Moda Tasarımcıları Derneği üyesi Berrin Gönen’in önderliğinde hazır giyim, yüksek sokak modası ve couture düzeyde farklı kalite beklentilerine cevap veren koleksiyonlar oluşturuldu. Bu yıl, bölüm öğretim görevlilerinden Angela Burns ile benim birlikte hazırladığımız temalar, öğrencilerin kişisel temalarını belirlemeleri açısından yönlendirici oldu.

Defilenin tamamını görüntülemek için tıklayınız

“Trans2010-Yeniden oluşum” ana teması çerçevesinde belirlenen alt başlıklar sırasıyla şöyle: Hızlı tüketim olgusuna karşı, sürdürülebilir bir tasarım anlayışını temsil eden “Yavaş Moda Hareketi / Slow Fashion Movement”; gündelik yaşamın sorunlarına eğlenceli ve yaratıcı bir bakış açısıyla yanıt veren “Tepetaklak/ Upside-down” ; ve çağdaş mimari ve dijital teknolojideki gelişmelerden beslenen fütürist ve deneysel bir tasarım anlayışını yansıtan “Beden-ötesi/ Meta-body”.

Bu temalar ışığında kendi kavramsal altyapılarını oluşturan öğrenciler, 4 sene boyunca aldıkları eğitimin ve edindiklerini birikimin meyvelerini kendi kişisel dilleri ile ifade ettiler. Çoğunluğu kadın giyimden oluşan koleksiyonlar, 4 erkek, 2 çocuk ve bir iç giyim kreasyonunu barındırıyordu.

Uğurkan Erez’in koreografisi ile sahneye konan defile Ceyla Büyüksaraç’a ait “Güzelliğin Ötesinde” adlı içi giyim koleksiyonu ile başladı. Mayo, revü giysileri ve iç giyim arasında bir çizgide tasarlanan fantastik iç çamaşırlarını tamamlayan aksesuarlarla İzmir’de adeta bir Victoria Secret atmosferi canlandı. Sonraki koleksiyonlar, “Yavaş Moda Hareketi” teması çerçevesinde doğal kumaşlar, eskitilmiş dokular ,”casual-couture” bir tarzda yakalanmış bohem görünüm, yırtık yada bitmemiş görünümler, açık toprak ve baharat tonlarıyla podyumda sıcak bir hava estirdi. Açelya Ünal’ın “Yokoluş” adlı kadın-erkek koleksiyonu gündelik giyimin ihtiyaçları açısından beğeni topladı; Nihan Çakıroğlu’nun “Öğüt” adlı abiye koleksiyonu, duyusal dokuları, el işi detayları, feminen kıvrımları ve ölçülü estetiği ile dikkat çekti. Cana Üstün’ün bir Alzemier hastasının güncesini kıyafetlere aktardığı “Anımsamalar” adlı koleksiyonu bu kuşaktan yeni kavramsal tasarımcılar çıkacağına dair umut verdi. Ayşegül Göçen’in otistik bir çocuğun hikayesine gönderme yaptığı “Çocuksu Düşler” adlı koleksiyonu kişisel hikayelerin tasarım koleksiyonlarında nasıl soyutlanabileceğine örnek oldu. Ebru Mutlu’nun “Estetik takıntısı” adlı koleksiyonu kıyafetlerdeki dikiş detayları ve bilinçli yarıklarla yapay fizyolojik değişimin etkilerini yansıtırken , Canseli Özhelvacı’nın “ Hücre yapı” adlı ipek kozalarından ürettiği kıyafetleri genetik formasyonu anlatıyordu. Merve Akgün’ün “Ekolojik Iyileşme” adlı çocuk koleksiyonu ise çocukların dünyasında çevreye duyarlı steril yaklaşımın ironisini yapıyordu.

İkinci bölümdeki “Meta-body” temasında grilerin ve siyahların hakim olduğu ,teknolojik kumaş ve detayların kullanıldığı, arkitektonik ve futurist bir çizgi hakimdi. Bununla birlikte koleksiyonların temaları ruhun bedenden ayrılması gibi metafizik yorumları içeriyordu. Ilgaz Akın’ın silikon malzemeyi kumaş gibi kullandığı “Hal değişimi” koleksiyonu , Ilksen İnan’ın “Yeniden Üye” adlı neredeyse illustrator Enki Bilal’in disütopik çizgi karakterlerini anımsatan futurist koleksiyonu, Merve Erküçük’ün zamansal döngülere ve gecenin fiziksel hallerine göndermeler yapan abiye koleksiyonu metafizik özellikler taşıyordu. Yaprak Özdizbay’ın “Özbiçim “ adlı koleksiyonu, peri bacaları gibi öz, naturel mimari oluşumlara gönderme yaparken, Zeynep Göksel’in “Alacakaranlık Kuşağı “ adlı dramatik ve teatral koleksiyonu düşsel ve gotik etkisiyle defilenin atmosferini değiştirdi. Bu bölümdeki koleksiyonların çoğunluğu Gülcan Yeni’ni “İtici Güç “ koleksiyonunda olduğu gibi modern, metropol bir karakter taşıyordu.

Son bölüm “Tepetaklak”, eğlenceli ve şaşırtıcı karakteri ile, alışılagelmiş kesimlerin ve çizgilerin dışında geliştirilen yapısal ve dokusal çözümlerle yaratıcılığın belirgin hissedildiği kreasyonları içeriyordu. Bu bölümde en dikkat çekici koleksiyonlardan biri Gözde Denktaşlı’nın “Düşler Diyarı” adlı surrealist çizgideki kreasyonu oldu. Fantastik çizgi dünyaya aitmiş hissi veren unsurları feminen silüetlerle ve yapısal dokulardan oluşan yüzeylerle tamamlayan Gözde, “smart-couture-sokağa inebilen couture” bir tasarım anlayışının habercisi oluyordu. Dafne Demirağ’ın “Soyluluk İlüzyonu” adlı koleksiyonu ise Avrupa kültürüne ait kostümlerin “koket” etkisi yaratmak için ironik bir dille yorumlandığı feminen bir çizgiye sahipti.Tepektaklak temasında toplumsal normları yıkan, bilindik olanı sorgulayan, zaman zaman alay eden tasarım çözümleri dikkat çekiyordu. Örneğin Ece Pala’nın “Dışavurum” adlı koleksiyonu erkek giyiminin yapısal parçalarının anlamı ile kadın bedeni üzerinde oynuyordu. Defilenin en çarpıcı erkek koleksiyonlarından biri olan Gizem Alanköy’ün “Kimliğe Karşı Manifesto” adlı kreasyonu ise üstümüze yapıştırılan ve etiketlenen kimliklerin kıyafetlerle tepektaklak olabileceğini düşündürüyordu.Koleksiyonda rahip kıyafeti, askeri uniforma, Iskoç kilti, işçi tulumu surrealist detaylarla bağlamlarından çıkarılmış ve anti-moda olan bu kostümler, moda kıyafetlere dönüştürülmüştü. Gizem’in pantolon-etek siyah tulumdan oluşan, kesim yerlerinde triumph-oil etkisinde el işi saks mavisi dikişlerle yorumlanmış işçi tulumu öylesine çarpıcıydı ki, defileye juri üyesi olarak katılan Cemil İpekçi bu kıyafeti kendisi için sipariş etti. Defilenin finalini “Gerçek ve Yanılsama” adlı ustaca hazırlanmış couture koleksiyonu ile Merve Eron yaptı.

2001 yılında 9 kişiyle küçük bir sınıfta başladığı moda yolculuğununun 5. durağına gelen Moda Tasarımı Bölümü, bugün hala genç ama deneyimli bir eğitim kurumu. Her yıl düzenlediği moda gösterilerinde Türkiye’nin önde gelen isimleri ile çalışarak , modanın en önemli kalemi olan vitrinin hazırlanma sürecini interaktif olarak eğitim sürecinin içine katıyor. Bu yıl, usta koreograf Uğurkan Erez, öğrencilerin koleksiyonlarından duyduğu heyecanla Türkiye’nin en iyi modellerinden oluşan 30 mankenlik dev bir kadroyla İzmir sınırlarını aşan bir iş çıkardı. Ece Sükan, Irmak Atuk, Hande Subaşı, Özge Ulusoy, Merve Büyüksaraç, Tuğba Karaca , Senem Kuyucuoğlu, Nur Gümüşdoğrayan, Alona Kral, Duygu Akdeniz kadronun ünlü isimleriydi. Ayrıca, bu yıl öğrencilerin projeleri akademik kadronun yanı sıra Cemil İpekçi, Gamze Saracaoğlu, Alex Akimoğlu, Mehtap Elaidi ve Barbaros Şansal gibi ünlü moda tasarımcıları tarafından değerlendirildi. Böylece, eğitim sürecinde moda profesyonelleri ile öğrencileri seminer ve workshoplar ile sıklıkla buluşturan bölüm, değerlendirme sürecine de profesyonelleri katarak daha şeffaf ve eleştirel bir eğitim anlayışının öncüsü oldu. Bu süreçte modanın duayenlerinden gelen eleştiriler de beğeniler kadar dikkate alınması gereken ve gelecek senelerde bölümü bir adım öne götürecek olan değerlendirmeleri oluşturdu. Aynı gün, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi’nin diğer dört bölümü ile birlikte GarageDesign adlı mezuniyet sergisinde de yer alan koleksiyonların yanısıra, moda işletmeciliği alanında uzmanlaşan 25 öğrenci Semra Sevinç’in yürütücülüğünde hazırladıkları marka projelerini sundular.

Yeni mezunlar için gerçek mücadele şimdi başlıyor. Tasarımın , tasarımcının yerinin yeni yeni belirlenmeye başladığı bir dünyada kendilerine bir yer edinebilmeleri uzun yıllarını alacak kuşkusuz. Ancak biz eğitimciler, onlara bunun için gerekli donanımı ve itici gücü sağlamayı başarabildik sanırım . Kendileri gibi olan, yeni bir şeyler söyleyen tasarımcılar çıksın bu ülkeden diye…

Tasarımcıların tam listesi
Ceyla Büyüksaraç- Güzelliğin Ötesinde(Beyond the Beauty)
Nihan Çakıroğlu - Öğüt (Sermon)
Deniz Çağlak–Deniz Kabukları(Sea Shells)
Merve Akgün – Ekolojik İyileşme( Ecological Healing)
Açelya Ünal – Yokoluş (Dissapearence)
Cana Üstün -Anımsamalar (Mnemonic)
Ebru Mutlu-Estetik Takıntı (Aesthetical Obsession)
Canseli Özhelvacı- Hücre Yapı( Structured cell)
Miray Petrini- Hükümdarlar( Dynasts)
Gülcan Yeni- İtici Güç( Impetus )
Merve Erküçük – Döngüsel Zamanlar( Time loops)
Ilgaz Akın - Hal Değişimi (Transition)
İlksen İnan – 4.Boyut (Re-memember)
Yaprak Özdizbay- Özbiçim ( Pre-Morpheme)
Zeynep Göksel - Alacakaranlık Senfoni ( Crepuscular Symphony)
Gözde Denktaşlı- Düşler Diyarı (Dreamland)
Gizem Alanköy- Kimliğe Karşı Manifesto( Manifesto against Identity)
Ayşegül Göçen- Çocukluk Düşleri ( Childhood Dreams)
Ece Pala – Dışavurum( Expression)
Pınar Çakı- BüyüCÜceler (Wiccalina)
Dafne Demirbağ- Soyluluk İllüzyonu (Illusion of Aristocracy)
Merve Eron – Yanılsama ve Gerçek( Illusion and Reality)

Yazan: Şölen Kipöz, İzmir Ekonomi Üniversitesi Moda Tasarımı Bölüm Başkanı
- İtü-Fit Mezuniyet Defilesi
- Mimar Snan Üniversitesi öğrencileri denim'i yorumladı
- Academy Of Art Univesity Defileleri


İlgili Haber Arayabileceğiniz Anahtar Kelimeler: