|
Memorial Etiler Tıp Merkezi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Zerrin Baysal,
“Ciltte güneşlenme ile ortaya çıkan renk değişiklikleri ve korunma yolları”
hakkında bilgi verdi.
Güneşlenmenin yararları yıllarca konuşulmuş olup, yapılan bilimsel ve klinik
çalışmalar bunun doğru olmadığını artık ispatlamış bulunmaktadır. Güneşin
zararlı etkileri uzmanlarca sürekli vurgulanmasına rağmen, insanların güneşe
hayranlık duyması, bronzlaşma için çaba harcaması vazgeçilmez bir tutku
haline gelmiş bulunmaktadır. Güneşlenmenin yanı sıra; bronzlaşmak için
üretilmiş suni ışık kaynaklarına talep de her gün artmaktadır. Güneşin
zararlarını şöyle özetleyebiliriz:
• Deri kanseri oluşmasına neden olur
• Deri yaşlanmasına hızlandırır
• Deri yanıklarına neden olur
• Bazı romatolojik hastalıkların ortaya çıkmasını sağlar
• Benlerin ve güneş lekelerinin artmasına neden olur
• Güneş alerjisi, güneş zehirlenmesi (fototoksik) reaksiyonlarına yol açar
• Bazı deri hastalıklarına zemin hazırlar
• Ciltte renk değişikliklerine neden olur.
Bronzlaşma deri hücrelerindeki bozulmanın habercisidir
Bahsedilenden daha fazla zararı olan güneş ışınlarının yararı ne kadardır?
Bu sorunun cevabı kişiden kişiye değişmekle birlikte ortak karar güneş
turizminden hoşlanıldığı yönündedir. Tatil yazın yapılır, deniz, havuz, kum
üçlüsü yaz tatilinin olmazsa olmazlarıdır. Tatil dönüşünde bronz ve sağlıklı
gibi görünen deri aslında hasara uğramış deridir. Derinin maruz kaldığı
güneş ışınları, hücrelerin ölümüne neden olurken, deri savunma mekanizmasını
çalıştırır. Savunma mekanizması deri renk hücrelerini ve bağışıklık
hücrelerini daha fazla çalışmaya sevk eder, bunu yapmazsa daha fazla hücre
ölümü olacaktır. Bronzlaşmak denilen ve hoş görüntü sağlayan sistem aslında
DNA’sı yavaş yavaş bozulan hücrelerin habercisidir. Bunlarda uzun vadede
kanser hücresi geliştirmeye elverişli hücrelerdir. Bu mekanizmada renk
değişiklikleri bize kişinin ne kadar etkilendiğini gösteren bir ipucudur.

Alacalı görüntü, kişinin daha fazla etkilendiğini, özellikle çocukluk ya da
gençlik döneminde sulu yanık geçirdiğinin göstergesidir ki deri kanseri
riskleri yüksektir. Bu kişiler genelde açık tenli ya da sarışın deri tipine
sahiptir. Özellikle genetik olarak nevitik (benli ) yapıya yatkınlık varsa
kanser riskleri daha da artar. Her yıl tatil sonrası yeni benleri gelişir,
ya da mevcut benlerinde büyüme oluşur.
|

Çillenme, açık tenli, kızıl, sarışın ten rengine sahip kişilerde oluşur.
Genç yaşlarda sadece kozmetik problem olarak rahatsızlık oluşturur. Fakat
ileriki dönemlerde daha büyük lentigo solaris dediğimiz şekle bürünür. Çok
nadiren de olsa bu lezyonlar üzerinden kanser gelişimi gözlenmiştir.
Lentigo senilis, bu tablo daha ileri yaşlarda direk olarak güneşin etkisiyle
ortaya çıkan, koyu kahverengi, siyah, homojen olmayan, deri yüzeyinden
kabarık olamayan, 0,5-3 cm çaplarında olabilen ben görüntüsünde
lezyonlardır. Sıkı takibi gerekir. Malignleşme riski çok yüksektir.
İdiopatik guttat hipomelanoz, nedeni bilinmeyen, genellikle kol ve
bacakların ön yüzünde görülen toplu iğne başı büyüklüğünde, deri renginden
açık düz yuvarlak lezyonlardır. Sir ağda, kıl batması, lazer epilasyon, ya
da genetik özelliklere bağlı olarak geliştiği, güneşlenmenin bunların ortaya
çıkmasına katkıda bulunduğu düşünülmektedir. Zarar teşkil etmez.
Pitriazis alba, özellikle çocukluk döneminde, güneşlenmeden sonra ortaya
çıkan, yüzde, kollarda ve boyunda daha sık yerleşen, deri renginden
açık, üzeri hafif kepeğimsi, yuvarlak, para şeklinde görülen
lezyonlardır. Daha çok atopik (hassas) deriye sahip olan esmer
çocuklarda görülür.
Vitiligo, derinin renk hücrelerinin ölümüyle karakterize bir
hastalıktır. Aslında güneşlenme ile bağlantılı gelişmez. Fakat bazı
kimselerde bronzlaşma ile belirgin hale geldiği için güneşlenme sonrası
geliştiği düşünülür. Özellikle güneşten korunulması gereken bir
tablodur. Yoksa güneşin zararlı etkilerinden daha fazla etkilenirler.
Civatte nin poikiloderması, boyun, ense, göğüs bölgesinde yer yer kılcal
damar genişlemesi, yer yer sütlü kahve görünümünde haritamsı görüntüde
yaygın lezyonlardır. Erkeklerde sık görülür. Daha çok güneş altında
çalışanlarda görülen bir tablodur. Derinin haraplandığını, buna bağlı
kılcal damarlarda genişleme ve deri içine kanama oluşumuyla alakalı bir
tablodur. Tedavisi yoktur. Gittikçe şiddeti artar. Bazen üzerinden deri
kanseri gelişebilir.
Melazma, özellikle yüzde, koyu renkli maske görünümü yaratan, kozmetik
olarak kişiyi çok rahatsız eden, şiddeti kişiden kişiye değişebilen,
tedavisi çok zor, hatta olmayan bir tablodur. Farklı nedenlerle ortaya
çıkabilir, fakat güneş kesinlikle artırıcı, tabloyu defalarca
tekrarlatıcı bir faktördür.
Bu tabloların dışında nadir görülen başka renk değişiklikleri de
mevcuttur. Tüm bunlar bir yana, kurtulmak isteyeceğimiz sonuçlara maruz
kalmamak adına güneşten mutlaka korunmamız gerekmektedir. Daha genç
görünmek, daha pürüzsüz görünmek, alacalı, bulacalı olmamak, en önemlisi
deri kanserine yakalanmamak adına güneşten ve suni ışık kaynaklarından
korunmamız gerekmektedir.
|