İstanbul Moda Fuar’ında kapanış defilesini ‘bir sefer sonu’ isimli koleksiyonuyla yapan tasarımcı Hakan Yıldırım’la, son koleksiyonu ve genel tasarım anlayışı üzerine çok keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Bu keyifli sohbetin ayrıntılarını aşağıda bulabilirsiniz…

MODATURKIYE.COM - İtkib’in düzenlediği İstanbul Moda Fuar’ının kapanış defilesini yaptınız. Koleksiyonun konsepti, detayları, renkleri, kumaşlarından bahseder misiniz?

HAKAN YILDIRIM - Koleksiyonun ismi ‘bir sefer sonu’. Koleksiyonun nasıl çıktığına gelirsek… Aslında her şey bir şarkıyla başladı. 70’lerden kalan, benim çok sevdiğim bir şarkı olan ‘Sessiz Gemi’ isimli bir şarkı. O şarkıyı çok seviyorum. Aslında koleksiyonla ilgili kafamda yapmak istediğim başka bir şey vardı. Ama yine bir gün bu şarkıyı dinlerken düşünmeye başladım; "hayatta kaç sefer var" diye. Ben kaç sefer yaptım, arkadaşlarım kaç sefer yaptı ve kaç seferimiz kaldı diye… Bütün o seferlerin matematiğini yaptım. Yine sabaha karşı, uykusuz gecelerimden biriydi. Bir de tabii başka bir sefer var, bu dünyadaki kimsenin bilmediği. İşte o son sefer. Bu düşüncenin üzerine böyle bir şey yapmaya karar verdim. Koleksiyonda bir sonsuzluk, derinlik ve karmaşa var. Koleksiyonda hep derinleşen birbiri üzerine binen, karışan, içinden çıkılmayan hali anlatmaya çalıştım..



MODATURKIYE.COM – Tasarım sürecinizden bahseder misiniz?

HAKAN YILDIRIM - Çok zor bir koleksiyon oldu. Fikir ve tasarımlar tamamdı ama işçilik en zoruydu. Kısa sürede maksimumu yaptık. Çok detaylı olan bir koleksiyondu. Tamamen elde yapılan biyeler vardı, tek tek örülen. Hepsinin bir aşaması var. Bütün süreç yaklaşık 3 ay sürdü. Ben konsept tasarımcısıyım; ama aynı zamanda moda tasarımcısıyım da. Yani takvimi takip edip, izleyicime 2007-2008 trendini de sunmam lazım. Hakan Yıldırım markasını sunmam ve bu sezon için öneriler yapmam gerekiyor. Sadece konsept yapmıyorum, aynı zamanda Hakan Yıldırım markası için doğru şeyler yapmam, sezona öneriler sunmam gerekiyor..



MODATURKIYE.COM - Erkek kıyafet tasarımına da yönelmeyi düşünüyor musunuz? Ya da başka hangi alanlara yönelmeyi düşünüyorsunuz?

HAKAN YILDIRIM - Bununla ilgili asistanıma bir espri yapıyordum geçen gün. Yanına geldim ve dedim ki, "kendime yeni marka buldum". O da ‘nedir o’ dedi. ‘Yaptım’ dedim.. Markanın adı ‘yaptım’ olacak! . Gerçekten bunu o kadar çok soruyorlar ki, bende en sonunda ‘yaptım’a karar verdim. Çok güzel olacağına, çok keyif alacağıma eminim; ama bir de tabii hayatın gerçekleri var. Bizim nesil tasarım tayfası kendi koleksiyonunu dahi zar zor yapıyor. Kendimizi zor destekliyoruz. Yeni bir koleksiyon demek yeni bir bütçe, yeni bir ekip, yeni bir pazarlama demek. Dolayısıyla şu an için böyle bir proje mümkün gözükmüyor. Ama tabii bir yandan da neden olmasın. Belki kendime bile bir sürpriz yapıp böyle bir şeye başlayabilirim. Mesela yıllar önce Bill’s markası için beyaz gömlek koleksiyonu yapmıştım ve çok da keyif almıştım. Gömlek en sevdiğim parçalardan bir tanesi, belki yine bir gömlek projesiyle başlayabilirim.

MODATURKIYE.COM - Koleksiyonunuzda 42 beden ve sonrası için kıyafet üretmiyor musunuz? Bu, bu koleksiyon için geçerli olan bir durum mu; yoksa genel mi?

HAKAN YILDIRIM - Bu koleksiyonda benim için 42 beden bile soru işareti. Benim işlerimde çoğunlukla büyük beden olmuyor. Ama tabii couture, özel sipariş bölümünde herkese, her bedene dikiliyor. Ayrıca o da çok keyifli. Kendinden rahatsız olan birisini iyi hissettirmeye çalışıyorsunuz ve bu da size mutluluk veriyor

MODATURKIYE.COM - Önümüzdeki sezonlar için hedefleriniz neler? Yurt dışı projesi var mı?

HAKAN YILDIRIM - Evet, mesela bu koleksiyon Londra’ya gidiyor. Ama şunu da hemen söyleyeyim genel olarak ben Türkiye’de olmaktan çok keyifliyim. Zaman zaman çok tıkandığım ve mutsuz olduğum noktalar olmuyor değil.

Herkes soruyor, "bütün tasarımcılar her sezon nasıl aynı şeyleri öneriyor" diye. İnanın ben de bilmiyorum. Bu sezon ilk defile yapanlardan biriyim. Şimdi Paris Moda Haftası ile beraber bütün defileler tamamlandı. Hepsine toplu olarak baktığımda, hemen herkesle aynı noktada durduğumuzu görüyorum. Herkeste 60’lar, 40’lar var; bazen 20’ler giriyor. Altın çoğunlukla tüm koleksiyonlarda var. Bunun, gerçekten ayrı coğrafyaların ve kültürlerin tasarımcıları olmamıza rağmen yakalanan çok enteresan ortak bir nokta olduğunu düşünüyorum.

MODATURKIYE.COM - Peki defile için gelen tepkiler nasıldı?

HAKAN YILDIRIM - Ben aslında kendimi anlatmayı pek sevmem. Sizi başkaları anlatmalıdır, ama genel olarak söylenen bir şey var: ‘Biz bir usta işi izledik’. Benim için işçilik gerçekten çok önemlidir. Bu koleksiyonda gerçek bir ‘yüksek terzilik’ var. Tepkiler çok iyi. İnsanlar, ayakta alkışlanan ve herkesin çok gururlandığı bir defile olduğunu söylüyorlar. Hatta geçen gün sektörden bir tanıdığım bana şöyle dedi: ‘Bu kadar kıskanç ve karmaşık bir ortamda herkesin çok takdir ettiği çok iyi bir iş çıkardın’.



MODATURKIYE.COM - Defile esnasında ‘işte tamam istediğim her şeyi yaptım’ duygusunu yaşadınız mı?

HAKAN YILDIRIM - Tam olarak değil; çünkü benden dolayı olmayan bazı sorunlar yaşadık. Genel olarak süreç tabii ki çok keyifliydi ama size şöyle örnek vereyim. Bu defilede styling çok önemliydi. Bütün mankenlere opak görüntüyü yakalamak için çorap giydirmek istedim ama ayakkabılar büyük geldi, o yüzden çorap giyince daha da büyük geleceği için giydiremedik. Yetişmeyen gruplar oldu. Bir tane elbisem defile sırasında kayboldu.. Umarım hiç birini bir dahaki seferde yaşamam; ve tam benim istediğim şekilde, kendimce eksiksiz bir şey sunmayı başarırım.

MODATURKIYE.COM - Defiledeki “koro” fikri bence çok güzel bir fikirdi. Sizin fikriniz miydi?

HAKAN YILDIRIM - Evet benim fikrimdi. Söyle izah edeyim. Düşündüğümüzde her şey o kadar acayip ve bütün ki aslında. Bu çok sesli bir iş. Ben o şarkıyı çok seviyorum ama sefer dediğimizde de çok seslilik var; tek kişiyi anlatmıyor. Hayatta hepimiz ayrı sesler çıkartıyoruz. Bütün bunları bir araya getirdiğimizde, benim de zaten dinleyici olarak çok sevdiğim koro fikri çıktı ortaya.. Bundan sonraki aşamada ise güçlü bir sesi olan bir soliste ihtiyaç vardı. Keşfedilmemiş ve keşfedilmeye hazır müthiş bir ses. Özge Fışkın o noktada en doğru isimdi. Ben kendisini geçen seneden tanır ve Hayal’de dinlerdim. Kendisi şu an Levent Yüksel'e vokal yapıyor; ayrıca Mart başında da albümünü çıkarıyor. "Özge söyleyebilir" dediklerinde gerçekten çok sevindim. Tabii bu işin organizasyon boyutu da çok önemliydi ve bir direktöre ihtiyacımız vardı. Çok şanslıyım ki işini çok doğru yapan kişilerle çalıştım. Levent Yüksel projeyi keyifle sahiplendi ve bütün aşamalarını yönetti. Ben, bana da sürpriz olsun diye son güne kadar hiçbir provaya gitmedim. Prova sırasında ayrı olaylar oldu tabii. Çok duygusal anlar yaşandı ve hepimiz o kadar kendimizden geçtik ki, kızlar hüngür hüngür ağladı ve korktular; ya defile sırasında da ağlarsak diye..

MODATURKIYE.COM - Ağladılar mı peki?

HAKAN YILDIRIM - Bilemiyorum, görmedim. Ben o kadar heyecanlıydım ki, ona hiç dikkat edemedim. Arkada çok ciddi bir panik vardı. Ama zaten ilk sorduklarında da "ağlayın" dedim. Bu bir duygu olayı, nasıl engelleyebilirisiniz ki? Ama tabii gün içinde, o kadar provadan ve o kadar duygu selinden sonra, defile saatine pek bir gözyaşı kalmamıştı..

MODATURKIYE.COM - Bir sefer sonu defilenin adı... Peki, sizin bu seferi planlayıp tasarım aşamasını oluşturmanız ne kadar zaman sürdü?

HAKAN YILDIRIM - Biz de dünya moda takvimini takip ediyor ve senede iki tane sezon yapıyoruz. Bu hesaba göre benim yaklaşık 1 ay sonra yeni koleksiyona başlamam lazım. Sanırım çok çalışmaya o kadar alışmışım ki, hemen yeni bir şeyler yapmak istiyorum. Tabii aslında çok da mümkün değil; şu anda yürüttüğüm başka işler de var, ve onları tamamlayıp daha konsantre olmuş olarak yeni sezona başlamam lazım.
Şu anda buradayım ama yarın ne olacağını bilmiyorum. Tabii ki bende kendi çalıştığım markayı, Hakan Yıldırım markasını dünyadaki belli başlı fashion week’lerde görmek istiyorum. Kendimi orada görmek istiyorum. Daha önce de uluslararası defilelerde yer aldım Hakan Yıldırım markasıyla. Ama sonra durmak istedim, çünkü bir ara Dünyada 15 tane butiğe çıkmıştık ve tek başına çok zor oluyordu. Yanlış yapmamak, yapmaktan çok daha önemli, çünkü mimlenebilirsiniz ve geri dönüşü yok. O yüzden onu iyi bir şekilde geri çektik. Şimdiyse bir tam organizasyon yapmak istedim ve bu sene yeniden Londra’yla başlıyoruz.

MODATURKIYE.COM - Sunset firması ile sürdürdüğünüz mayo projesi nasıl gidiyor?

HAKAN YILDIRIM - Çok iyi gidiyor. Bu sene de devam ediyorum. Biliyorsunuz, iki sezondur onlarla çalışıyorum. Ayrıca Sunset ile beraber çok önemli markalarla çalışıyoruz. Benetton, Calvin Klein, Gottex, Marc Jacobs, Tommy Hilfiger, Armani ve Marks & Spencer gibi dünyaca ünlü markaların mayo koleksiyonları da aynı fabrikadan çıkıyor. Bu arada, ilerde belki kendi markama ait ufak bir mayo koleksiyonu da yapabilirim.

MODATURKIYE.COM - Beğendiğiniz Türk moda tasarımcısı var mı?

HAKAN YILDIRIM - Ben şöyle bakıyorum. Bence bu ülkede bu işi yapan, bu mücadeleyi veren insanların elinin öpülmesi gerek. Benim beğenip beğenmemem hiç önemli değil; onların çabası takdire şayan. Biz bu sektörde bir şeyler yapmak için çok çaba sarf ediyor ve özveri gösteriyoruz. Ama gün geliyor podyumdaki ışığı zor ayarlatıyoruz. Bence Türkiye’de kafaları çok iyi çalışan tasarımcılar var. Çok güzel, yetenekli bir nesil geliyor. Ama bütün bunlar sadece ITKIB’in desteği ile olmaz. Başka destekler de lazım.

MODATURKIYE.COM - İTKİB’in birçok markaya uluslararası alanda destek veren Turquality projesi hakkındaki fikirleriniz nedir? Hakan Yıldırım Markası Turquality kapsamına girebilir mi?

HAKAN YILDIRIM - Şimdi benim bildiğim kadarıyla Turquality için bir kriter dosyası var. Ve bizim markamız şu anki haliyle bu kriterlere uymuyor. Ama tabii sunulan çok güzel imkânlar var ve bu imkânların hak eden herkese ulaşması gerekiyor. Ben kendim ve başka diğer arkadaşlarımın çalışmalarına baktığımda bizlerinde en kısa zamanda bu tip projelere dahil edilmesini diliyorum. Umarım onlarda yakında bunu takdir ederler.

MODATURKIYE.COM - Sitemizin “genç tasarımcılar” bölümü var. Çok büyük ilgili görüyor ve çok çok yetenekli gençlerin çalışmaları listeleniyor vs… ne önerirsiniz genç tasarımcılara? Fark yaratmak için ne yapmalı? Mesela, üniversite moda tasarımı sektöründe başarı için şart mı?



HAKAN YILDIRIM - Eğitimin önemli olduğuna inanıyorum. İnsan kendisiyle de bunu sağlayabilir. Şöyle bakalım; biz birçok müzesi, kütüphanesi olan; iyi beslenilen bir ülke değiliz. Kıymetini bilemediğimiz çok az sanatçımız, sanat galerimiz var. Performans çeşitliliği yok. Ülkede takip edebilecekleri çok az şey var. Gençlerin gözü önündeki tasarımcılar her sezon defile yapamıyorlar. Eğitim bence burada çok önemli. Okulda en azından akademik kariyer yapabilirler. Çizmeyi, boyamayı, kalem-kağıt ilişkisini öğrenebilirler. Öte yandan her şey parayla da ilgili değil. Bugün D&R, Remzi Kitabevi gibi kitapçılarda oturup çok güzel kaynaklara ücretsiz bakabilme görme ve araştırma şansları var. Bence kişinin yaşam biçimi, bilgisi ve görgüsü, yeteneğini çok destekliyor. Ama öte yandan maalesef birçok kişi de fazla emek harcamadan kendini hemen ön plana atmak istiyor. Bilinmesi gereken ilk şey şu olmalı bence: başkaları seni takdir eder, sen kendini anlatmazsın.

MODATURKIYE.COM - Moda tasarımcıları derneğine üyesiniz… Derneğin çalışmaları nasıl gidiyor? Neler yapıyorsunuz?

HAKAN YILDIRIM - Bu dernek tabii başlı başına bir iş oldu bizler için. Biz yedi kurucu üyeyiz. Başkanımız da Bahar Korçan. Aşağı yukarı 1 sene kadar oldu kuruluşumuzdan bu yana. Hala aktif olarak dernekle ilgili çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmaları tabii şu an açıklamak bana düşmüyor. Başkanın açıklaması daha uygun olur, dernekçilikle ilgili öyle bir şey var, biliyorsunuz açıklamaları başkan yapıyor.
MODATURKIYE.COM - Her yeni koleksiyonunuzu önceki koleksiyonlarla bağlayan noktalar var mıdır? Varsa bu koleksiyondaki noktalar neydi? Hakan Yıldırım’ın tasarım kimliğini / tarzını biraz anlatır mısınız?

HAKAN YILDIRIM - Bu soruya genel olarak cevap vereyim. Benim işlerimde hep çok işçilik vardır. Ben derinliği olmayan bir iş yapmayı sevmiyorum. Her koleksiyonumda keşfetmem gereken detayların olması gerekiyor. Öyle mutlu oluyorum. Bu bazen hiçbir şey yapmamak olabiliyor. Mesela dümdüz bir pantolon yapıyorum ama muhakkak onu destekleyen çok güçlü parçalar koyuyorum koleksiyona. Kendime kafamın çalıştığını göstermek istiyorum ve o da çalışıyor, durmuyor...

MODATURKIYE.COM - Koleksiyonlarınızda ağırlıklı olarak hangi malzemeleri kullanmayı seviyorsunuz?

HAKAN YILDIRIM - İpek ve şifon benim kumaşlarım. Dokusunu, kayganlığı, yumuşaklığı beni çok iyi hissettiriyor. Bence çok önemli bir şey; sevdiğiniz bir şeye dokunmak ve ondan doğru elektriği almak. Öte yandan dünyada o kadar çok farklı şeyler yapılıyor ki, hepsine ulaşmak mevcut şartlarda imkânsız. Eminim daha çok seçeneğim olsa, malzeme konusunda çok farklı noktalara da gidebilirdim.

MODATURKIYE.COM - Ekolojik - Organik kumaşlar şu günlerde çok revaçta. Sizin kullanma şansınızı oldu mu?

HAKAN YILDIRIM - Ben ekolojik veya organik kumaş henüz hiç kullanmadım. Kendi yaptığım işi destekleyen kumaşları kullanmayı seviyorum. Tasarımımı en doğru ne gösterecekse onu kullanmayı tercih ediyorum. Bu bazen polyester bile olabilir. Ama dediğim gibi; tercihlerim her zaman ipek ve şifondan yana.
Dernekle ilgili olarak her şey umduğumuzdan iyi gidiyor.

MODATURKIYE.COM - Kendi giyim tarzınızı nasıl tanımlıyorsunuz? Nerelerden alışveriş yaparsınız?

HAKAN YILDIRIM - Kendime de zaman zaman dikiyorum. Genelde gömlek ve pantolon yapıyorum. Ama istediğim oranın neredeyse onda biri kadar yapabiliyorum. Beğendiğim kalıplar var, mesela sigara pantolonları çok beğeniyorum; ama dediğim gibi senede belki bir veya iki tane yapabiliyorum.. Malum terzi kendi söküğünü dikemez. Genel tarzıma gelince de belli başlı beğendiğim kalıplar vardır onları bulduğum yerlerden alırım. Mesela kolsuz süveter çok sevdiğim bir paçadır, hatta benimle bütünleşmiştir. Tabii bir de iflah olmaz bir ayakkabı hastalığım vardır..

Bu güzel röportaj için Hakan Yıldırım’a teşekkür ediyoruz.

RÖPORTAJ: BENGİ AKŞEHİRLİOĞLU
MODATURKIYE.COM – İSTANBUL

FOTOĞRAFLAR: DENİZ ÖZGÜN
MODATURKIYE.COM - İSTANBUL


İlgili Haber Arayabileceğiniz Anahtar Kelimeler:

Yorum Yaz Tüm Yorumları Oku2 Yorum -

Acemi Üye
Mesaj Sayısı: 5

duyxxxx,    03-09-08 / 21:04:29 tarihinde yazmış

selim baklavaci demisken bu yetenekli cocugun sürekli biri tarafindan engellendigini duyuyorum bilemiyorum ne kadar dogru ama kimse kimseyi engellememli bilmem anlatabildim mi?bence anlayan anladi

1

PUAN


Acemi Üye
Mesaj Sayısı: 1

saloom,    25-09-07 / 12:42:08 tarihinde yazmış

merhaba ben bu siteye nasıl mesaj atabilirim edinmek istediim bilgiler var ve ulaşma adresi göremedim yardımcı olabilirmisiniz arkadaşlar ?renewatio@mynet.com buraya yazarsanız sevinirim istediiim selim baklacının iletişim bilgilerini almak bu arada

10

PUAN


Stylegusto - The Style Professionals