|
Moda dünyası neredeyse her gün yeni bir değişikliğe sahne oluyor.
Birbirinden güzel tasarımlar, onarlı tasarlayan modacılar, sunan top
modeller sürekli bizlere için birçok farklı ve şık seçenekler sunuyor.
Bizlerde her sezon heyecan içinde bekliyoruz sezonun yenilik ve
trendlerini.. Ama bir de madalyonun diğer bir yüzü var. Bütün bu
güzelliklerin üretilmesi.. Bu üretim sürecinde ise maalesef birçok sektörde
olduğu gibi tekstil sektöründe de insan sağlığını tehlikeye sokan unsurlar
var. Bunlara karşılık ise tekstilde ilerlemeler devam ediyor ve bu noktada
ekolojik tekstil devreye giriyor.
Dünyayla birlikte Türkiye'de de gün geçtikçe yayılan yeni bir alan ekolojik
tekstil. Genel kanıdan yola çıkıldığında sentetik ve diğer suni ipliklerle
kıyaslandığında en zararsız dokuma malzemesi gibi görünen, yumuşak ve hava
alan pamuklu giysiler hep bir adım öndedir.
Ama pamuk bile sandığımız kadar masum ve doğal değil. Hatta American Apparel
tişört firmasından Dov Charney, pamuğu 'giysilerin nikotini' olarak
tanımlıyor. Organik olmayan pamuğun ekiminde kullanılan böcek ilaçları
toprağı ve suyu kirletmekle kalmıyor, her yıl yaklaşık 20 bin pamuk
işçisinin ölümüne sebep oluyor. Görülüyor ki pamuk daha insan tenine
değmeden çevreye ve insana zarar vermeye başlıyor.

Tüm bu nedenler üst üste binince, önde gelen pek çok tekstil firması organik
pamuğa yönelme kararı aldı. 2002-2004 yıllarında organik pamuk satışları üçe
katlandı. Levi's, Gap, Nike gibi büyük firmalar organik pamuk alımına
yöneldi ve bu yönde yatırıma devam ediyorlar.
Ekolojik tekstilin tek hammaddesi organik pamuk değil. Sektör son aylarda
artan oranlarda doğal ipliklere yöneliyor. Bunların arasında bambu kamışı,
kayın ağacı ve hatta soyadan elde edilen iplikler var. Zara, Marks&Spencer,
Nike, Gap gibi ünlü markalardan alışveriş yaparken artık doğaya ve insan
sağlığına uyumlu ürünler seçme imkânı mevcut.
Üstelik Nike, Gap ve Zara'nın organik tekstil ürünlerinin kaynağı Türkiye.
Bursa'da faaliyet gösteren Yeşim Tekstil son yıllarda organik pamuktan
yapılmış ipliklerden kumaş üretiyor. Son bir yıldır aileye bambu da dahil
olmuş. Soyadan yapılmış iplikle kumaş üretme konusundaki çalışmalar ise
devam ediyor. |

Bambu ve soya elyafı, Asya'da yetişerek Türkiye'de iplik haline getiriliyor.
Bambu ağacından çekilen liflerden oluşan iplik, pamuktan daha parlak,
dökümlü, su emiciliği yüksek ve doğal antibakteriyel özelliğe sahip kumaşa
dönüşüyor. Soya liflerinden elde edilen kumaş ise kaşmire ve yünlüye
benzeyen, yumuşak, UV ışınlarına dayanıklı, doğal antibakteriyel
özelliklerini taşıyor. Bambu kamışlarından elde edilen ürünler antialerjik,
antibakteriyel özellikleri ve hafiflikleriyle tercih edilirken, kayın
ağacından elde edilen viskon ve modal adlı ürünler sağlıklı oluşları, vücuda
uyum sağlamaları nedeniyle koleksiyona katılmış durumda.
Peki bütün bu gelişmeler ne kadar yeterli sorusu da aklılardaki diğer bir
soru. Doğaya ve İnsan sağlığına duyarlı olan firmalar henüz bütün
koleksiyonlarını organik kumaşlardan yapmıyor kaldı ki koleksiyonlarındaki
bazı parçaların tasarımı buna müsaade de etmiyor. Öte yandan Zara H&M gibi
hazır giyim devlerinin milyonlarca adetteki üretimlerinin tamamını organik
kumaşlardan yapması firmaların maliyetleri açısından da imkansız bir durum.
Ayrıca dünyada ekolojik tekstilin üretimiyle ilgili uygulanan standartlar ve
kurallar ise şimdilik oldukça zayıf. Bu tip boşluklarda maalesef bazı
tekstil firmalarının kendilerini doğa dostu gibi gösterip tamamen
pazarlamaya yönelik taktiklerle satışlarını artırmalarına kolaylık sağlıyor.
Görülüyor ki markaların ve ürünlerin başarısının son noktasını belirleyen
tüketicilere gene büyük bir iş düşüyor ve sektörün bilinçlenmesi ve bu
konuya kalıcı ve büyük çaplı bir çözüm bulmaları için büyük çapta bir
hareket gerçekleştirmeleri gerekiyor.
BENGİ AKŞEHİRLİOĞLU MODATURKIYE.COM – İSTANBUL
|