|
Yumurtalıkların daha az kadınlık hormonu üretmeye başlayan her kadın belli
bir yaşa geldiğinde menopozu yaşar. Ancak gelişen tıp ve teknoloji, bu
dönemin hissedilmeden atlatılmasını, hatta olumlu yönlerinin kadınlar
tarafından yaşanmasını mümkün hale getirmiştir. Tabii bu ancak düzenli
doktor kontrol ve tedavileri ile mümkündür. Doğal olarak azalmaya başlayan
hormonları kısmen yerine koymayı hedefleyen hormon replasman tedavisi, bu
dönemde olabilecek riskleri en aza indirebilmekte, yaşam kalitesini
arttırmaktadır. Ancak bunun için rutin doktor kontrolleri gereklidir.
İstanbul Hizmet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr.
Meltem Eğilmez Candangil, menopoz ve tedavi ile ilgili bilgiler verdi.
Menopoz adetlerin kesilmesi olarak adlandırılır. Ortalama menopoz yaşı
Türkiye için tam olarak bilinmemektedir. Adetlerin ilk başlama yaşı ile
menopoz yaşı arasında bir ilişki bulunmamaktadır. Yüksek yerlerde
yaşayanlarda ve sigara içen kadınlarda menopoz daha erken yaşlarda
başlamaktadır. Adet kanamalarının araları menopozdan 2 ile 8 yıl öncesinden
uzamaya başlayabilir. Yani adetlerin seyrekleşmesi hemen menopoza
girileceğinin bir göstergesi değildir.
Menopozda Görülen Belirtiler
Adet düzeninin bozulması: Menopoza yaklaşıldığında yumurtlama daha seyrek
olmaya başlar. Bu nedenle adet kanamasının miktarı azalır ve gebe kalma
olasılığı azalır. Ancak bazen adet kanamasının miktarında tam tersine bir
artma görülebilir.
Vazomotor bozukluklar: Bunlar ateş basması, terleme, çarpıntı, yüzde ve
boyunda kızarıklıklar gibi belirtileri içerir. Bu belirtiler hastaların %
50'sinde görülür, ancak daha sonra görülme oranı gittikçe azalır ve
menopozdan 4 yıl sonra hastaların ancak % 20'sinde rastlanır.
Psikolojik bozukluklar: Menopoz döneminde sıkıntı, gerginlik ve depresyon
gibi psikolojik bozukluklarda artma görülür. Menopozda östrojen eksikliğine
bağlı olarak uyku kalitesi bozulur. Östrojen hormonu uyku kalitesini
artırır, uykuya dalma süresini azaltır. Vajina ve idrar yollarının örten
tabakalardaki incelmeye bağlı olarak cinsel ilişki sırasında ağrı, kaşıntı
ve idrar yapmada zorluk gibi yakınmalar görülebilir. Ayrıca ciltte kollajen
dokusunun azalmasına bağlı olarak incelme oluşur. Vajina ve idrar
yollarındaki bu belirtiler östrojen tedavisine çok iyi yanıt verir ve
tedavinin birinci ayında önemli oranda düzelme görülür. Ancak tam iyileşme 6
ile 12 ay sonra sağlanır.
Kemiklerde erime (Osteoporoz): Osteoporoz kemik dokusunun mikroskopik
yapısındaki bozukluklar sonucunda kırıklara eğilimin artmasıyla karakterize
bir durumdur. Vücutta kemik dokusu “kortikal kemik” ve “trabeküler kemik”
olarak ikiye ayrılmaktadır.
Trabeküler kemik sırt ve bel kemiğini oluşturan dokudur. Kemik kaybı aslında
20 yaşından sonra başlamakla birlikte, menopoz dönemine kadar görülen kayıp
önemsizdir. Menopozdan sonra trabeküler kemikte yılda % 5 ve vücudun total
kemik kitlesinde ise yılda % 1-1.5 oranında bir kayıp görülür. Menopozdan 20
yıl sonra trabeküler kemik kitlesinde % 50 ve kortikal kemiklerde % 30 kayıp
olur. Bunun sonucunda boyda kısalma ve kırıklara eğilimde artma görülür.
Kemik kaybının önlenmesinde yaşam şeklinin önemi vardır. Menopoz dönemindeki
kadınlara günde 2-2.5 km. yürüyüş önerilmekte ve bunun tedavinin etkinliğini
artırdığı düşünülmektedir. Ayrıca alkol ve sigara kullanımından kaçınılması
gerekir. Özellikle sigara kullanımı kemik kaybını artırmaktadır.
Cinsellik: Menopozda vajinada kayganlığı sağlayan sıvıda bir azalma olur ve
vajina dokusundaki incelmeye bağlı olarak esneklik azalır. Bunların
sonucunda cinsel ilişki sırasında aşırı, kuruluk, vajinada daralma, yanma,
tahriş ve ilişki sonrası damlama şeklinde kanama görülebilir. Ancak bu
belirtiler hastanın cinsel aktivitesi ile de ilgilidir. Normal cinsel
yaşamına devam eden hastalarda bu belirtiler daha az görülürken, ilişki
sıklığı azalan hastalarda bu bozukluklarda daha hızlı bir ilerleme
görülmektedir.
|

Tedavi
Menopozun tek bir “tedavi”si yoktur. Aslında yapılmaya çalışılan bu hormonal
değişimin vücutta çeşitli sistemlerde yaptığı istenmeyen değişiklikleri
önlemek ve hayat kalitesini yüksek tutmaktır.
Menopoz tedavisinin asıl ilacı östrojen olmakla beraber değişik nedenlere
östrojen alamayanlarda sadece progesteron ya da kemik yoğunluğunu arttırmaya
bir miktarda olsa faydası olan spreyler veya haplar kullanılabilir.Özellikle
bütün menopozdaki kadınların kemik yoğunluğunu korumak için bol miktarda süt
ve süt ürünleri tüketerek kalsiyum alımını arttırmaları ve düzenli olarak
egzersiz yapmaları önerilmektedir.
Menopozda Beslenme
Özellikle menopoz döneminin sonundaki kişilerde sıkça görülen osteoropozu
(kemik yapısının bozulması) hafif geçirmek için bu dönemde tüketilen
besinlere ve fiziksel aktivitelere dikkat edilmesi gerekir.
Kemik yapısında bulunan bazı besin öğelerinin uzun vadede yetersiz
alınmaları veya emilim bozuklukları sorunun besinsel kısmını oluşturuyor.
Yüksek lifli diyetler, aşırı alkol, sigara ve kafein tüketimi, hatalı
beslenme ve kalsiyum eksikliği osteoporoz için zemin oluşturuyor. Bu dönemde
idrar yoluyla kalsiyum atılımı fazla olduğundan, diyet uygulanarak kalsiyum
alınması gerekiyor.
Kalsiyum açısından en iyi kaynak peynir, yoğurt gibi süt ürünleri. Yeşil
yapraklı sebzeler, kurubaklagiller, kurutulmuş meyveler, susam, fındık,
pekmez de kalsiyum bakımından zengin besinler arasında yer alıyor.
Menopozla İlgili Yanlış Bilgiler
• Östrojen tedavisi kalp hastalıklarına neden olur.
-Aksine kalp hastalıklarını ve kemik erimesini önler.
• Östrojen tedavisi rahim kanserine neden olur.
-Tedaviye uygun dozda progesteron eklendiğinde rahim kanserinde bir artışa
kesinlikle yol açmaz.
• Menopoz döneminde cinsel hayat biter.
-Bu tamamen hastanın cinsel aktivitesiyle ilgilidir. Normal cinsel yaşamına
devam eden hastalarda menopozu daha rahat geçirmektedirler.
|